Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Saîdi’l-Hudrî -radıyallahu anh-’dan şöyle rivayet ederler: “Muhacirinin fakirlerinden bir cemaat arasında oturuyordum. Birisi de bize Kur’an-ı Kerim oku yordu. Bu sırada Resûlullah -sallallahu aleyhi vesellem- gelmiş de biz farkında olmamışız. O’nu görünce Kur’an okuyan sükût etti. Nebî -sallallahu aleyhi vesellem- selâm verdi ve dedi ki: — Ne yapıyordunuz? Dedik ki: — Kur’an-ı Kerîm dinliyorduk. Bunun üzerine şöyle buyurdular: — Allah‘a hamd olsun ki, ümmetimden kendi leriyle berâber sabretmekle emrolunduğum fuka ra zümresini kendine yakın kullarından kıldı. Ve bana onlarla beraber yetinmemi, yukarda zikre dilen âyet-i celilesiyle emretti. Râvi diyor ki: Nebî -sallallahu aleyhi vesellem- sanki bizim içimizden birisi imiş gibi kendisi de meclisimizde Rabbının huzûrunda bulunduğu gibi tevâzû ile oturdu. Yaptığımız şeye teşvîk edip, mü- bârek eliyle de işâret ederek: “Halka yaparak otu run.” buyurdular. Onlar da derhal Nebî -sallallahu aleyhi vesellem- Efendimizin huzurunda halka ya parak oturdular. 26

