Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
92 / Musahabe â âbide rast geldi. Âbid, Süleyman -aleyhisselâm-’ın bu saltanatını görünce: - Vallahi ey Dâvûdun oğlu Allah sana büyük bir saltanat vermiştir, dedi. Süleyman -aleyhisselâm- ise şöyle cevap verdi: - Mü’minin amel defterindeki bir teşbih, Dâvud'un oğluna yani bana verilenden muhakkak daha hayırlıdır. Zîra Süleyman’a verilen fânidir, gider; teşbih ise bakîdir. Şüphesiz bu sözde, dünya meşgalelerinden kurtu lup Cenâb-ı Hakka yönelen ve âhireti arzu edip çalışan kimseler için büyük bir tenbih vardır. Nîmet, nîmetin kadrini bilmeyenlerden zorla geri alınır. Allah’ı bilen ve O’nun nimetinin kadrini takdir eden kimse, kalbinde dünyaya iltifata yer vermez. Çün kü Cenâb-ı Hakk, onun her şeyini kuşatmıştır. Nitekim, “Allah teâlâ bir kavme verdiği nimetini onlar kalblerinde bulunanı değiştirmedikçe tağyir buyurmaz.”67 duyurulmuştur. 67. Râd Sûresi 711. Ömer -radıyallahu anh- bir zâta değnek cezâsı vermişti. O zât ilk değnekte “subhânallah” deyine Haz- ret-i Ömer onu bağışladı. Hasenâtın en güzeli tevhîddir; zîra o, her şeyin esâsıdır ve bu yüzden mîzana sığmaz. Nitekim aleyhis-

