Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
90 / Musahabe 6 Zamanımızda fennin terakki ederek havada tayya relerin uçtuğu görüldüğüne nazaran kudret-i ilâhiyenin Süleyman -aleyhisselâm-'a ve şâir enbiyâ-i izâma ih- sân buyurduğu mucizelere inanmak ve bunları akıl ve idrâkten uzak görmemek lâzımdır. Hâzin ve Medarik'de beyân olunduğuna göre Sü leyman -aleyhisselâm- kuşların lisanına vâkıftı. Bir gün bir tavus kuşu öttüğünde; tavus kuşunun "Dünyada di- yânetinize göre cezâ görürsünüz.” demek istediğini, serçe öttüğünde “Ey günahkârlar! Allah'a istiğfar edin!” dediğini, diğer bir kuş öttüğünde “Sükût eden selâmet bulur.” dediğini ve horoz öttüğünde "Allah'ı zikredin ey gâfiller!” dediğini haber vermiştir. Süleyman -aleyhisselâm- askerlerini cem edip on larla beraber havada gezerken bir dere üzerine gelince karıncanın reisleri, Süleyman -aleyhisselâm-’ın aske riyle o dereye ineceğini anlayınca kendi etbâının zarar görebileceğini düşünerek hayra delâlet etmek üzere “Ey karıncalar meskenlerinize giriniz, dışarıda kim se kalmasın. Süleyman -aleyhisselam-’ın askeri fark etmeyerek sizi çiğnemesin!” diye karıncalara nasihatte bulundu. İşte karıncanın bu sözünü hava üzerinde giden Süleyman -aleyhisselâm- işitmiş ve onun bu sözüne gülmüştü. Karınca, Süleyman -aleyhisselâm-’ı adâletle tavsîf ederek “Sizi bilmedikleri halde çiğnemesinler; zî- ra bilmiş olsalardı çiğnemezlerdi.” demişti. Bu âyet-i celîlede yolda yürüyenden ziyâde yol üzerinde oturanların zarardan sakınması lâzım geldiği ne işâret vardır. Bundan başka:

