Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
_____________________________________ Tevbe/221 “Şu kimseler ki muhakkak Rabbimiz Allah’tır, dediler ve Allah’ın rubûbiyetini îtirâf ile muamelâ tında istikâmet ettiler. Onlar üzerine melekler nâzil olur ve derler ki: Ey mü’minler! Siz korkmayın ve mahzûn olmayın ve size vaad olunan cennetle müj deler olsun! Zîra îmânınızın muktezâsı istikâmet et tiğiniz için size vaad olunan cennet sizin için hazır dır.”182 182, Fussılet Sûresi / 39. 1831 Hier Sûresi/ 42. 184. Natıl Sûresi /100. Fiilin delâleti, sözün delâletinden daha kuvvetlidir. Binâenaleyh bir kimse ezân sesi işitiyor, namaza dâvet olunuyor. Cenâb-ı Hakk namazı farz kılmıştır. Eğer na mazı kılmıyorsa o kimsenin lisanı her ne kadar kılmı- yacağım diye söylemiyorsa da, fiilen kılmıyorum, de miş oluyor. Yani Cenâb-ı Hakk’ın emrini kabul etmemiş oluyor. Allah zü’l-celâl hazretleri âyet-i celîlede: "Benim kullarım üzerinde senin hiç bir tahak kümün olamaz. Meğer ki azıp sapanlardan senin izinde gidenler olsun.”183 "Onun zoru ancak onu yâr edinmekte olanlara ve onu kendisine (Allah’a) eş koçanlara karşıdır."184 buyuruyor. ' Bizim halimiz, pâdişâhı bırakıp uşağı.i’zâz etmeye benzer. Halbuki uşak bugün var yârın ve hatta biraz sonra yok olur. Pâdîşah ise Cenâb-ı Allah’tır.

