Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Mürşidin Lüzumu / 153 ler. Kalb temiz olmadıktan sonra kesret-i kıraat fayda temin etmez. Meselâ, küre-i arzda mevcûd bu kadar sular vardır. Menbaı birdir. Lâkin kimisi gayet güzel, gayet tatlıdır, kimisi ise bataklıkta olup içilmez, faydası olmaz. Her halde menbaının temiz olması lâzımdır. Menbâı ne derece temiz olursa, suyunun kıymeti de o nisbette artar. İşte menbaı bâtınî olan kalb de temiz ol mak lâzımdır. ^yLJ jÛI ^ <t> ^.itj Ijjj d LL>j «LL>l5 li* ¿>15^ ¿^ji “Bir ölü iken kendisini dirilttiğimiz, ona insanla rın arasında yürüyeceği bir nûr verdiğimiz kimse, içinden çıkamayacak bir halde karanlıklarda kalan kişi gibi olur mu hiç."1« Meyyit gibi olan insanların kalbine Cenâb-ı Hakk bir nûr ihsân edip ihyâ ediyor. Artık o kalbin sâhibi doğ ru yoldan ayrılmaz. “Elif lâm mîm. Bu kitabdır ki, kendisinde (Allah katından gönderilmiş olduğundan) hiç şüphe yok tur. O takva sâhipleri için doğru yolun ta kendisi dir."117 116. Enam Sûresi /123. 117. Bakara Sûresi /1-2. ' Kur’ân, ehl-i takvâ için hidâyettir. Ehl-i takvâ, gör mediği şeylere îmân eder. Ferâiz-i ilâhiyeyi de îfâ eder ler ve Cenâb-ı Hakk’ın ihsân ettiği erzaktan bir kısmını fukaraya verirler, işte ehl-i takvâ bunlardır. Hidâyet ehli

