Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Keşif - Keramet / 183 kuvvetlenmesi için izhâr-ı kerâmete lüzûm yoktur. Çün kü, bir kavmi dîninden döndürmek müşkül olacağından mûcize lâzımdır. Evliyaya ise izhâr-ı kerâmete lüzûm yoktur. Hâtem, bir hüküm ve karârın altını mühürlemek ve başka bir hüküm ve karâra lüzûm ve imkân kalmadı, demektir. Sâhibü’l-Kur’ân olan peygamberimiz -sallallahu te- âlâ aleyhi ve sellem- Efendimiz ve Hâtemü’I-enbiyâdır. Ondan sonra bir nebî gelmez. Velî ise verese-i enbiyâ olmakla her zaman mevûd ve Kur'ân ile hüküm ve ameli emreder. Bir târihte bir Hıristiyan riyazetle keşf elde etmiş. Sonra bir İslâm memleketine gelerek sihirbazlıkla halkı idlâle başlamış. Ehl-i halden biri, ben bunu müslüman- ların başından temizleyeceğim, demiş, silâhını almış, gelip kapısını çalmış. İçeride adam: - Ne istersin, demiş. - Aç kapıyı, seninle görüşeceğim, demiş. Ben seninle görüşemem. Zîra sende sûikast niyeti var, açmam, demiş. Kalbinde tuttuğu ve Cenâb-ı Al lah’tan gayrı kimsenin vâkıf olmadığı bir şeyden bah setmesi daha ziyâde merâkını mûcib olduğundan, her halde görüşmeden gitmek istememiş. Onun üzerine;

