Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Mürşidin Lüzumu / 155 Tevâtüren onun mürşid olduğu mâlum değil miydi? Ma dem ki hakkında tevâtür var idi, senin de.şer’an kabu lün lâzım gelirdi, diyecek ve o kul azâbtan kurtulama yacaktır. Turuk-ı âliyenin esâs itibariyle hepsi birdir, Mu- hammediye'dir: ı^ ıjs âlı ı;/ii ı ^1 ¿Jdi Ç5 ç "Ey îmân edenler! Allah’ı çok çok zikrediniz.”119 Ve buna mümâsil bir hayli âyât-ı celîle ile Cenâb-ı Hakk hazretleri evvelen ve bizzât sallallahu teâlâ aley hi ve sellem Efendimiz’e, sâniyen ve bitteba’ da üm- met-i muhteremesine zikri emr u ferman buyurmuştur. Bazı kimseler âyât-ı celîle ve ehâdîs-i şerîfenin meânî-i veşîasına kesb-i vukuf edemediklerinden, müctehidîn-i kirâm ve aktâb-ı izâmin mezhep ve mes leklerine hakkıyla âşinâ olamadıklarından îtiraz etmiş lerdir. Hakk teâlâ hazretleri zikr-i kesîr emr-i celîlini Haz- ret-i Muhammed -aleyhisselâm-’a tebliğ buyurunca, li- sânen ve kalben zikr-i şerîfe devâm buyurmuşlar, zikr-i kalbiyi Ebû Bekir Sıddîk -radıyallahu anh-’a tâlim ve bi’l -cümle ashâb-ı kirâma datefhîm ve tâlim için tevkil buyurmuşlardır. Zikr-i lisânîyi de Hazret-i Ali -radıyallahu anh-’a tâ lim ve şâir ashâb-ı güzîne de tefhîm ve tâlim husûsu- sunda tevkil buyurmuşlardır. 119. Ahzâb Sûresi / 41.

