Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Namaz/ 97 yacağına binaen Cenâb-ı Hak -azze ve celle- hazretle ri sarhoş olan kimseleri namazdan men buyurmuştur. Namaz kılan kimsenin kendinin huzûr-ı Hak’da bu lunduğunu bilerek huzûr, huzû ve huşû ile kemâl-i te- zellül ile aczini îtirâf ederek namazın âdâb ve erkânına riâyeti lâzım geldiğinden sarhoş olan kimse ise bu âdâ- ba riâyet edemeyeceğinden Hak -teâlâ ve tekaddes- hazretleri sarhoş olan kimseyi kendi huzûr ve divânına kabulden reddetmiştir. Kezâ cünüb olan kimse de gusül etmedikçe na maz kılmaktan nehiy olunmuştur. Ancak seferde olur da su bulamazsa veyahut suyu bulup da gusül etmeğe imkân bulamazsa teyemmüm ile namaz kılmasına mü saade-! İlâhiye vardır. Teyemmüm ile namaz kıldıktan sonra ikinci vakit dahil olduğunda imam-ı Âzam’a göre tekrar suyu ara mak lâzım değildir. Nîmetullah Efendi’nin Tefsirinde beyânına göre cünüp olan kimsenin cemî âzâsında ârız olan yorgun luk ve durgunluk insanın mizâcını muztarib bir hâle sevk edeceğinden bu hal ise ancak tahâret-i kâmile ile zail olacağından gusül edildiğinde cemî kuvâ-yı bedeni atâletten faaliyete sevk edeceğine işâret olunmuştur. Nitekim tıbben de guslün faydaları tahakkuk etmiştir. Muhakkikin sekri iki kısma ayırmıştır. Biri hamir- den hâsıl olan sekirdir, diğeri de hubb-i dünya, mal ve hevâ-yı nefs sebebiyle ârız olan sekirdir. Zâhirî sekir-

