Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Mîrâc-ı Nebî / 37 rıdır. Cibrîl bana: "Selâm ver!’’ dedi. Selâm verdim. On lar da mukabele ettiler: “Merhaba hayırlı kardeş, sâlih peygamber!” dediler. Sonra Cibrîl ile üçüncü semâya yükseldik, -hadîs-i sahîhte- birinci ve ikinci semâdaki mükâleme böylece aynen devam etti. Üçüncü semâda Yusuf -aleyhisse lâm-, dördüncü semâda İdris -aleyhisselâm- beşinci semâda Harun -aleyhisselâm- ve semânın hâzini (me leği) ile mülâkât ve selâmlaşmadan sonra altıncı kat semâda Musâ -aleyhisselâm- He karşılaştı. Ona selâm verince Musâ -aleyhisselâm- da mukâbele etti. Sonra “Salih kardeş, salih peygamber merhaba!" dedi. Ben Musa’yı bırakıp geçince Musâ ağlamağa başladı. Mu- sâ’ya denildi ki: “Niye ağlıyorsun?" “Benden sonra genç peygambere bey'at olundu ki onun ümmetinden cennete girenler benim ümmetim den girenlerden çoktur da ben ona ağlıyorum. ” dedi. Sonra yedinci kat semâya yükseldik. Gök kapısı açıldı. “Kim o?” denildi. “Cibrîrim." dedi. “Yanındaki kimdir?" denildi. “Muhammed -sallalahu teâlâ aleyhi ve sellem-." dedi. “O'na mîrâc dâveti gönderildi mi?" denil di. Cibrîl de “Gönderildi.” dedi. “Bu gelen zâta merha ba, bu gelen kişi ne güzel misâfir.” denildi. Yedinci kat gökte İbrâhim -aleyhisselâm- bulunu yordu. Cibrîl: “Bu gördüğün baban İbrâhim’dir ona selâm ver?" dedi. Ben de İbrâhim’e selâm verdim. O da selâ mıma mukâbele etti de:

