Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
-------------------- :------------------------------- Hazîne Nâzın Oluşu / 117 da misktendir, toprağı zağferan, taşı inci ve yâkuttur. Oraya giren namütenahi nimete nail olur, ebedi kalır, ölmez, libâsı eskimez, gençliği fenâ bulmaz. Ehl-i cen netin her geçen gün güzellikleri artar, dünyada ise ihti yarlıkları artar. Onun için ibâdet ve tâata riâyet ve ihti mam lâzımdır. Çünkü bunlar cennete girmenin tohum ları ve cennetin ecridir. İbrahim bin Edhem’den hikâye olunduğuna göre, bir gün hamama girmek istemiş, sâhibi ücretsiz sokma mıştı. İbrahim ağladı ve: - Şeytan evine ücretsiz sokmuyorlar, enbiyâ ve sıddîkler evine nasıl olur da ücretsiz sokarlar, dedi. Görmez misin ki Yûsuf tabiatın muktezâsı olan iş lere muhâlefet ederek nefsini hevâdan men etti. Mevlâ- yı Müteâlin taksimine râzı oldu, kuyunun ve zindanın zorluklarına ve sıkıntılarına katlandı, ubûdiyetten gaflet etmedi. Allah da onu Mısır diyârına sultan etti. Kuyunun ve zindanın darlığına mukâbil onun memleketini, makâ- mını alabildiğine genişletti. Allah’a ubudiyetinin mukâbi- linde Mısır ahâlisini onun emrine musahhar kıldı. Beşe rî tabiata muhâlefet edip ismetini muhâfaza etmesinin mükâfatı olarak Züleyhâ ile iffetiyle izdivaç eyledi. Kişi ister nîmet içinde, ister mihnet içinde olsun tak- vâyı elden bırakmaması yani Allah'ın emirlerine tam ri âyet etme gayreti içinde olması lâzımdır. Ehl-i nimetin takvâsı şükürdür, bu da küfrâna karşı kalkandır, koruyucudur. Şükür nîmeti, şikâyet ve küfran ise âzâbı artırır.

