Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
88 / Hazret-i Ebû Bekir Hz. Âişe, babasının deruhte ettiği vazifenin ağırlığı nı şöyle tasvir ediyor: - “Babamın karşılaştığı buhranlar dağlar başına in se idi onlar erirdi." Hz. Ebû Bekir’in buhrandan, tehlikelerden zerre ka dar yılmadığını gösteren bir hâdise de; en muhataralı vaziyet içinde önce Resûl-İ Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimizin, Zeyd bin Hârise’nİn oğlu Üsâ- me'nin kumandası altında ihzâr buyurduğu ordunun Şam'a doğru azimetini emretmesidir. Bu ordunun Medi ne'de kalması için müracaat vuku bulmuş ise de Hz., Ebû Bekir -radıyallahu anh-: - “Arslanların gelip beni kapacağını bilsem yine Üsâme’yi bekletmem" demiştir. Diğer taraftan bazı Ensar, Üsâme’nin genç olduğu nu ashabdan yaşlı bir kumandanın tayin olunmasını münasip gördüklerini Hz. Ömer’le Hz. Ebû Bekir’den is temişlerse de Hz. Ebû Bekir: - “Köpekler, kurtlar üzerime saldıracak olsalar yine onu gönderirim. Resûl-i Ekrem Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem-’in emri bu merkezdedir. Tek başıma kalacak olsam da onu gönderirim. ” demiş ve Hz. Ömer’in sakalından yakalayarak: - “Hattab’ın oğlu!.. Üsâme’yi Hz. Peygamber ta’yin ettiği halde sen benden onun azlini mi istiyorsun?”dedi. Hz. Ebû Bekir’in bu hareketi onun tam azimli ve kararlı devlet adamı olduğunu isbat eder.

