Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Peygamberimizin intihalinde / 83 sönen ve eski anarşik hayatın kendilerine temin ettiği menfaat yüzünden bir an evvel o hayatın avdetini bek leyen münafıklar, bekledikleri günün hulûlünden men- nûn bulunuyorlardı. Peygamber Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem- hazretleri din-i İslâm’ı tebliğ ve te’sis etmiş risâletini îfâ eylemiş ve nihâyet Hâlik Teâlâ ve Tekaddes hazretleri ne kavuşmuş idi. Resûl-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- İslâmi- yette bir vahdet vücûda getirmiş, dağınık insanları bir birine sevdirmiş, kabileler arasındaki eski kan dâvâları- nı unutturmuş, emn u emanın adını bile bilemeyen bir memlekette tam bir emniyet tesis eylemişti. Hz. Ebû Bekir, Resûl-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimizin yattığı hücreden çıkarken mühim bir vaziyet karşısında kalmıştı. Zerre kadar tereddüt, bütün bir inkılabı bozabilirdi. O gün asîl bir kahramanlı ğın, yüksek bir azmin, samîmi bir imanın galip geleceği bir gün idi. Hz. Ebû Bekir’de bu hassalar hep vardır. Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem-’in nübüvve tinden evvel de dostu, İslâmiyetin zuhuru ile ilk inanan kardeşi, bütün hayatında maliyle, caniyle ona her yar dımda bulunan en fedâkar dostu idi ve Resûl-i Ekrem Efendimizin irtihalinden onun kadar müteessir bir kim se yoktu. Fakat Hz. Ebû Bekir, bu buhran karşısında kendini kaybetmedi. Onun şuurlu imanı, nûrlu azmi, musibetler karşısında eğilecek, şaşıracak gibi değildi. Resûl-i Ek rem ile geçirdiği arkadaşlığı esnasında en müthiş tehli-

