Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
34 4. Dünyâ ameliyle âhiret ameli karşılaştığında dâimâ âhiret amelini dünyâ ameline tercîh ettim. 5. Rasûlullâh’ın (sav) sohbetine çok sıkı bir şekilde devâm ettim. Dâimâ O’nunla birlikte bulunmaya gayret ettim. Hicrette arkadaşı, mağarada yoldaşı ve dâimâ sırdaşı oldum. Sıddîk-ı Âzam’ın bu cevâbı, ehem, daha mühim olanı seçmektir. Sefere çıkan, ikamet ettiği yerini terk edip, üç- beş gün kalacağı yere yatırım yapmaz. Serîuzzevâl, tez gelip geçecek olan dünyâya âhireti tercîh, akıl kârıdır. “Fakat siz, dünyâ hayâtını tercîh ediyorsunuz. Oysa âhiret daha hayırlı ve daha kalıcıdır.”2 Geneli ilgilendiren konularda, ehem, mühimme tercîh edilir. Resûl-i Ekrem (sav) Medîne Vesikası’nda, bütün ka- vimleri vatanı korumak için bir araya getirdi. Her kesimin katılacağı noktaları tesbit buyurdu. 1974’de Kıbrıs çıkarma- sında, muhalefet iktidarla berâber karar aldı. Aralarında oluşan küçük kırgınlıklar kalktı. İnsan, şekil ve şemâil biçimiyle değil, Yaratıcı’nın ya- ratma sıfatından dolayı sevilir. Aynı havayı teneffüs eden, aynı toprakta yaşayan kimselerde aranan en mühim özel- liği takvâ olarak bildirir Hâlik-ı Lemyezel (cc). “Ey insan- lar! Doğrusu biz sizi bir erkekle bir dişiden yarattık. Ve birbirinizle tanışmanız için sizi kavimlere ve kabîlelere ayırdık. Muhakkak ki Allah yanında en değerli olanınız, O’ndan en çok korkanınızdır. Şüphesiz Allah bilendir, her şeyden haberdardır.”3 İnanan, mü’minin kıymetini de, kalb ve amel olarak bildirdi Rabbimiz (cc): “Şüphesiz Allah Teâlâ sizin sûretlerinize ve mallarınıza bakmaz. Ancak amellerinize ve kalplerinize bakar.”4 2 A’la, 87/16-17. 3 Hucurât, 49/13. 4 Müslim, Birr, 34.

