Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Zekât'ın Farz Oluşu / 101 -Sen hakk-ı himâyesi muteber olup küçük görülme yen bir kimsesin! deyip himâyesini kabul etmişlerdir. Bundan evvel Kureyş, Hâşimîleri Hâşim oğulları mahallesinde muhasara etdiklerinden mahsurlar hakkı nda bir sahîfe yazmışlardı. Bu alçak sahîfeyi Mut’ım ibn-i Adiy paçavra gibi yırtıp atmışdı. İşte, Mut’ım’in bu şerefli eline hürmeten on dört senelik bir zulüm ve husûmetin intikam mahsulünü bile Rasûl-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sel- lem- Efendimiz hazretleri «Bağışlarım!» buyuruyor. Mut’ım ibn-i Adiy, Bedir Harbi’nden önce Mekke'de doksan küsur yaşında ölmüşdür. & Bedir Senesi Hâdiseleri ve Zekât’ın Farz Oluşu Bedir zaferini müteâkib Ramazan-ı Şerifin sonunda sadaka-i fıtırvermekvâcib oldu. Veîyd-i Fıtır’da bayram namazı kılındı. Zekât vermek dahî bu sene içinde farz oldu. Rasûl-i Ekrem -sallallahu.aleyhi ve seilem- Efendimiz hazretleri de Bedir’den mansûr ve muzaffer olarak avdet buyurduğunda dîn-i İslâm pek ziyâde kuvvet buldu. Ve hep düşmanların gözleri yıldı. Medine'deki Yahûdîler, «Tevrat’da mezkûr olan Nebiyy-i âhir-zaman budur!» demeye başladılar. Ve bazı Yahûdîlerden de îman eden oldu. Bazıları da zâhiren İslâma geldi. Ehl-i İslâm içinde münafıklar da peyda olmaya başladı.

