Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
62 / Ashâb-ı Kiram 1 Lâkin bir aralık Ebû Eyyûb’un mübârek gözleri o yeşil perdeye ilişince muğber oldu ve teessürünü şu sözleriyle izhâr etdi: «- Ey âdil ve kerim olan kardeşim Hazret-i Ömer’in oğlu Abdullah! Siz ki Ashab-ı Kîram’ın ileri gelenlerisiniz. Böyle Peygamber Efendimiz’in zamanında olmayan -duvarları lüzurhsuz yere örtmek- bid'atlarını ve israflarını yapmanız Peygamber Efendimiz’in sünnetine muhalif ve dünya zinetine fazlaca meyil ve rağbet etmek değil midir?» deyince ben de mahcûb olarak şöyle cevab verdim: - Haklısın Yâ Ebâ Eyyûb! Ancak bu mes’elede benim her ne kadar rızam yok ise de, kadınların ısrarı ve mübah olan şeylerin isti'mâlinin kadınlarca câiz sayılmasından dolayı müsaade etdim. Bunun üzerine Mihmandar-ı Resûl, Ebû Eyyûb, benim özrümü kabul etmeyip bana şöyle red cevabı verdi: «-Yâ Abdullah! Sen ki, Hazret-i Ömer gibi bir zatın muhterem evlâdısın. Siz nâsın muktedâ bihi olacaksınız? Evet, kadınlara isteyenler mağlûb olsunlar! Halbuki senin kadınlara mağlûb olmanı hiç münasib görmüyorum. Öyle ise bana müsâade et, ben Sünnet-i Muhammediyye'ye muhalif münker ve bid'at olan yerlerde duramam,» diyerek kalktı ve hiç durmadan ve düğün yemeği yemeden avdet buyurdu. Ebû Eyyûb el-Ensârî -rad lyaltahu anhü’l-Bârî- Efendimiz’in, Kurrâ-i kiram’dan bir Hâfız-ı kelâmullah olduğu da sâbittir. Asr-ı Seâdet’te Ashab-ı Kiram -radıyallahu anhüm- arasında Kur'an-ı Kerimi ezberleyenler çokdu. Kur’an-ı

