Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
108/Yansımalar öncelemek akıl kân değildir. Gelin, kânmızı zararımızı, Kuran-ı Kerim ve Sünnet-i Seniyye zaviyesinden hesap edelim. Âhiret Azığı: Nefse Muhalefet Nefsin emrettiği her şeyi yapmamalıyız. Çünkü nefis, kötülüğü emreder (Nefs-i Emmâre). Bundan sonra nefsin emrettiklerinden nefret hali meydana gelmelidir (Nefs-i Levvâme). Sonra bu amellerimizden dolayı gönlümüze güzel duygular ilham olunacak (Nefs-i Mülhime). Bu nefis sayesinde fakiri, yoksullan düşünür elimizden geldiği kadar infakta bulunuruz. Fakat böyle güzel düşünceler içerisindeyken halimiz tam tersine dönebilir. O zaman anlayacağız ki nefse hâlâ muhalefet gereklidir. Çünkü nefsimiz daha durulmuş değildir. Nefis mutmainneye erişinceye kadar nefs huzura kavuşmuş değildir. Âhiret Azığı: Kalb-i Selîm “O gün ki, (onda) ne mal fayda verir ne de evlat! Ancak Allah’a selîm bir kalple gelen müstesnâ.” (Şuarâ: 26/88-89) Şiir de ne güzel ifade edilmiş: Sanma ki ey hâce senden zer ü sîm isterler "Yevme lâ yenfeu "da kalb-i selîm isterler. Bu âyette ki “kalb-i selîme”, dedem Mustafa Hulusi (k.s.) şöyle bir izah getirmişti; Hiç incitmeyen ve incinmeyen bir kalp. Yani dışa kapalı bir kalp. Daim Hakk’ın tecellîleriyle meşgul bir kalp. Bu

