Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Yansımalar / 89 V. KUVVETLİ BİR İMÂN İÇİN ÂHİRETİ DÜŞÜNMEK Üstad-ı Ekremimiz (k.s.), İstanbul’u teşrif ettiklerinde, Sami Sultanımızı (k.s.) ziyaret ederler. Ziyaret sonrasında Üstadımız (k.s.), “Sami Sultanımızın huzurundan geliyorum. Sultanımız, yarın âhirette benim halim ne olacak, Hakk’ın huzurunda nasıl duracağım diye öyle ağladılar, öyle ağladılar ki...” demişlerdi. Kutb-ı cihanların içinde bulunmuş olduğu bu manevî rikkati bizim de elde etmemiz gerekir. Âhirette halimiz ne olacak bunu düşünmeliyiz. Niçin tefekkür edemiyoruz? O’nun azametini tanımadığımız için. O’nun büyüklüğünü tanıyamadığımız için. Efendimiz (s.a.v.), “O’nu en çok tanıyanınız Benim. En çok korkanız da Benim. Eğer Benim bildiğimi bilseydiniz, yataklarınızdan zevk alamazdınız. Sahralarda ‘Allah Allah!’ diye feryat ederdiniz.” buyuruyor. Ahiret Ahvâlini Bir Bilsek! Berika’da şöyle bir hâdise anlatılır: Allah’ın velilerinden birisi -günahı işlemek şöyle dursun- bir günahı zihninden geçirir. O an o velî zâtın gözleri yumulur, manevî âlemde mîzan kurulur, o velî kul kendini Allah (c.c.)’ın huzurunda bulur. Huzûr-ı İlâhi’nin dehşetinden o veli zâtın yüzünün derileri ayaklarının ucuna düşer.

