Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
48 / Yansımalar Her şey Allah (c.c.)’ı Teşbih Ediyor İsra Sûresinde, “Yedi gök ile yer ve bunlarda bulunan her şey O’nu teşbih eder. Ve O’na, hamd ile teşbih etmeyen hiçbir şey yoktur. Fakat (siz) onların teşbihlerini anlamazsınız. Şüphesiz ki O, Halım (azapta hiç acele etmeyen)dir. Gafûr (çok bağışlayan) dır.” (îsra: 17/44) buyurulur. Müfessirler bu hususta farklı görüşlere sahiptirler. - “Acaba, bu zikir nasıl olmaktadır? - Bir taşın zikri nedir? - Taş hakikaten dillenip de Mevla’yı teşbih edebilir mi?” Ulemâdan bazıları bu soruları cevaplamak üzere şu delili sıkça getirmişlerdir: Bir gün Ebû Cehil, eline taş parçalarını aldı ve dedi ki: “Ya Muhammed (s.a.v.)! Avucumun içindekileri bilirsen, ben Sana iman edeceğim.” İki Cihan Güneşi (s.a.v.) buyurdular ki: “Avucunun içerisindekileri Ben söylemeyeyim, onlar Beni söylesin.” O zaman taşlar dile gelip, “La ilahe illallah, Muhammedu’r-Rasûlullah” demeye başladılar. Hz. Ali Efendimiz (k.v.), Nebiy-yi Ekrem Efendimiz (s.a.v.)’in bir yerden geçerken, ağaçlar ve taşlann ona: “es-Selâmü aleyke Ya Nebiyyallah! es-Selâmü aleyke Ya Rasûlallah!” diye selam verdiklerini rivayet etmektedir. İşte bu deliller bize, mevcûdâtm dil ile de zikrinin olduğunu göstermektedir.

