Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
IjkiLj Za’f cismin kuvvet ve kudretini ihlâl eden zayıflık ve îmanlannın gevşeyip kalbe ânz olan şek ve şüphedir. IJli^lU j îstikânet za’fının eser-i aczini hariçde göstermek, düşmana boyun eğmekdir. djij Ribbiyyûn: Rab Teâlâ’ya mensup olan ulemâ, fukahâ ve âbid mânâsına ise de Taberî’de cemâat-ı kesi- re mânâsına müstamel olduğu beyân edilmiştir. lííjií ¿Í jjpl IŞj IjJlİ ¿)í Ml (»-iJjî üli l«j 147 - “Mücâhidlere meşakkat isabet ettiğinde “Onların sözleri ancak: Ey bizim Rabbimiz! Günahla rımızı ve bazı işimizde haddini tecâvüz eden israfımızı mağfiret et. Ve düşmanlarımıza karşı vardığımızda ayaklarımızı sabit kıl, kaydırma ki kalblerimizde kor ku kalmasın. Ve kafir kavim üzerine bize nusrat ver” demeleri oldu.” Yani onlann sözleri şu duâlan oldu ki maddî kuv vetleriyle beraber düşmanın şerrini def’â çalışdıkları gibi manevî olarak da Cenâb-ı Hak’dan istimdâd etmekden geri durmadılar. 101

