Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
140-141 - “Eğer size Uhud’da bir yara değmiş bulunuyorsa, Bedir’de o kavme de o kadar yara değ- mişdir. Biz mü’minleri günahlardan tathir ve kâfirleri helak için günleri ve o günlerde vuku bulan muhare beleri nâs beyninde nöbetle gezdiririz ki menfeatınız hâsıl olsun. Bu da Allah’ın ezeldeki ilmini iman edenlere açıklaması, içinizden şehidler edinmesi, mü’minleri tertemiz yapıp kâfirleri murdar ölümle helak etmesi içindir. Allah zâlimleri sevmez.” Bazan kâfirler zaferyâb olur. Mü’minler mâğtûb olur. Ve bazen de mü’minler gâlib, kâfirler mağlûb olurlar. Tâ ki herkes her şeyin kudret-i İlâhiye tahtında olduğunu bilsin. Dâima zafer bir tarafda olsa gâlib olan tuğyan eder ve kudret-i ilâhiyeyi unutur. Böyle olunca ise nefsinde aczini itirafla Cenâb-ı Allah’a iltica eder. Harbin evvelinde kâh nusret ve zafer ve kâh ıztırab ve hatar üzere olmasının hikmeti: 1 - Bir sebeb budur ki eğer ki dâima Ehl-i İslâm mansur ve muzaffer olsalardı halkın mecmuu ribka-i itâatlarına girip biz-zarûre boyun verip mü’min ile mü nafık hangisi olduğu fark olunmazdı. Fakat bazan inki sar şekli zuhura gelince münafıklar kendilerini aşikâre edip müslümanlar da sabr u sebat ile mümtaz, şerefrâz olurlardı. 92

