Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
■’’W “Benim biraderzâdeme sebbeden ve hatırım in ciden sen misin?” diyerek boynundaki okyayı ile Ebû Cehil’in başını yardı. Orada bulunan adamları Hazret-i Ham-za’nın üzerine hücum edecek oldular. Az kaldı ki büyük bir arbede çıkacakdı. Fakat Ebû Cehil: “Do kunmayınız. Hamza’nın hakkı vardır. Zira ben Onun birâderzadesi hakkında sahihan fena sözler söyledim” diye mani oldu ve insaf ve hakkaniyet sureti gösterdi. Hazret-i Hamza’yı başından savdı ve kendi yararına: “Aman ona ilişmeyiniz. Varıp hiddetle müslüman olur ve onunla Muhammedîler kuvvet bulur” diye nasihat verdi. Ebû Cehil bu düşünce İle Hazret-i Hamza’yı Muham- medîlik gayretine düşürmemek için, onun tarafından ba şı yarılmış iken intikam almak sevdasına düşmedi. Hazret-i Hamza ise şeref-i İslâm’a pek müstaid ol duğu halde huzûr-ı Muhammedi -sallallahu aleyhi ve sellem-’e vardı. Ve Ebû Cehil ile olan macerayı hikâye ederek tesliyet verdi. Rasûl-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz de ancak kendisinin îmân etmesiyle müteselî ve mem nun olacağını beyân buyurunca Hazret-i Hamza derhal kelime-i şehâdeti getirip şeref-i İslâm ile müşerref oldu. Hazret-i Hamza -radıyallahu anh- şeref-i İslâm ile müşer ref olunca fî-mâ ba’d Rasûl-i Ekrem’i himaye edeceğini Kureyş’e ilân eyledi. 70

