Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Şurası garîbdir ki, o gün sabahleyin Abdullah İbn-i Cahş ile Sa’d İbn-i Ebî Vakkas -radıyallahu anhüma- bir kenara çekilip Cenâb-ı Hakk’a dua etmişler; Sa’d İbn-i Ebî Vakkas: - “Ya Rab! Bir büyük düşmana rast gelip cenk ede rek ona gâlib ve muzaffer olayım” demiş, Abdullah İbn-i Cahş da ona “Âmîn” dedikden sonra: - “Ben de bir büyük düşmana rast gelip cenk ede yim. Ve nihayet şehid olayım. Burnum ve kulaklarım kesilsin. Yarın rûz-i cezada Allah Teâlâ Hazretleri bana burnun ve kulakların nerede kesildi deyince: Ya Rab! Se nin Rasûlün yolunda kesildi diyeyim” diye dua etmiş. Bu kere şühedânın muayenesinde Sa’d İbn-i Ebî Vakkas -radıyallahu anh- Abdullah İbn-i Cahş’ı o halde görünce teaccüb eylemişdir. Her ikisinin duası da min- tarafillah kabul buyurulmuşdur. Hazret-i Hamza -radıyallahu anh- Rasûl-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem-’den iki yaş büyük idi. Abdul lah İbn-i Cahş da o vakit kırk yaşını mütecaviz idi. Ensar-ı kiramdan Ebû Câbir -radıyallahu anh- da o kadar parça parça edilmiş idi ki güç hal ile parmakların dan bilinebildi. Nu’man İbn-i Kavkıl Bedir gazasında bulunup, Uhud’da şehîd düşenlerdendir. Begavî’nin rivayetine göre Uhud günü Kaykıl: t. 53

