Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
arayıp sormaya lüzum görmedi. Ve hemen dönüp kendi kavmine: “Eğer sağ olsalar elbette cevap verirler idi. Bunlann üçü de vefat etmiş. Ve artık iş bitmiş” dedi. Hazret-i Ömeru’l-Faruk -radıyallahu anh- artık Ebû Süfyân’ın bu sözüne dayanamayıp: “Allah'ın düşmanı! Yalan söyledin, saydığın zâtlar hep sağdır, yann sana zarar verecek kuvvetlerimiz bakidir” dedi. Ebû Süfyan: “Muharebe nöbetledir. Bugün Bedir gününe bedeldir” dedi. Hazret-i Ömer-radıyallahu anh- “Evet, ama berâber değiliz. Zira bizim maktullerimiz cennetde ve sizin mak tulleriniz cehennemdedir” dedi. Ebû Süfyan: - “Âlî ol Hübel, azîz ol Hübel” diyerek Kabe’de, en büyük put olan Hübel nâmına teşekkür etti. Ebû Süfyan Uhud harbine gitmezden evvel Hübel’in yanına gitmiş, “gideyim mi, gitmeyeyim mi?” diye kur’a atmış “evet” çık mış ve bu galebeyi Hübel’den bilerek teşekkür etmişdi. Zübdetü'l-Buhârî’de Berâ bin Âzib -radıyallahu anh- der ki: Sonra Ebû Süfyan: “Ey Hübel sen âli ol” diye nazmen şiir okumaya başladı. Sonra Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- ashab-ı kiramına hitaben: “Ebû Süfyân’ın bu sözüne karşı cevâb vermeyecek misiniz?” buyurdu. Ashâb-ı kiram da “Ya Rasûlallah ne diyelim?” dediler. 49

