Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
diye ilân etmek. Sergiye ko yup herkese göstermek. Teşvik ve terğîb: Şevke, gay rete getirmek ve rağbet ver mek, arzu ettirmek. Tevâfuk: Uygun gelme, muva fık olma. Teveccüh: Doğrulmak, meyil, sevgi. Te’yid: Kuvvetlendirmek, sağ lamlaştırmak. .01. Udûl: Sapma, yoldan çıkma, geri dönme. Vesîle-i fesad: Karışıklık, nifak sebebi. Vesîle-i tezvir: Yalan karıştır ma, dolandırma hile ve de sise sebebi. Vikaye: Kayırma, saklamak muhafaza. Vüs'at: Genişlik, bolluk. Zaaf: Zayıflık, dermansızlık. Zahir: Meydanda olan, açık aşikâr. Zail olmak: Zeval bulmak, ka lıcı olmamak. Zayi olmak: Kayıb olmak, yok olmak. Zelle: Ayağı sürçme, kayma. Zem: Birinin kötülüğünü söy leme, ayıplamak yerme, çekişdirmek. Zümre-i habîse: Kötü, fenâ, kimseler, cemaat, sınıf. 150

