Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Çünkü musibetler insanlar için bir miyardır. İyinin kö tüden aynlması mesâible olur. Zira mesâibe sabr eden ile et meyen belâya mübtelâ olduğu zamanda belli olduğu cihetle işte Uhud Gazası mü’minleri münafıkdan ayırmışdır. Hâlis mü’min; bütün belâya göğüs gerer. Ve îmâ nında sebat eder. Galib olsun mağlub olsun hali teğayyüir etmez. , Ama münafık ise belâyı görünce izhâr ettiği imânın dan döner. Nifakını meydana kor. Ve bu surette mü’min ile münafık birbirinden ayrılır. İşte Hak Teâlâ Hazretleri bu âyet-i celîlede mü’minler ile münafıkların arasını tefrik etmenin gaybi bilmek sü reliyle olmayıp alâmât-ı zahire ve belâyâ ile olacağını beyân buyurmuşdur. İbn-i Abbas (r. anhüma) dan rivayete göre Râsûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuşlardır. j^Sil ¿IJi bil jjill i^Jji ¿j^ij^i (5*^ ¿/ Kim bir esiri düşman elinden kurtarır İse işte (kurtulan) o esir (benim) diri (Yani o beni kurtarmış gibi sevâb kazanır.)46 46. Taberani 140

