Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
96 / Tebük Seferi -A... Demek halâ duymadınız öyle mi? - Canım ne var? Ne olmuş? - Daha ne olacak. Kurayza oğulları müslümanlarla nakz-ı ahd ettiklerine pişman olmuşlar. Kabahatlerini afv ettirmek için sizden rehine olarak bir kaç adam isteye cekler. Muhammed'e -sallallahu aleyhi ve sellem- teslim edeceklermiş, sakın budalalık etmeyin ha, eşrâfıniza yazık olur. O gün Cuma idi. Akşam üstü Ebû Süfyan, Kurayza oğullarını tecrübe için bir adam yolladı. Burası durulacak yer değil, siz ise muhârebeyi gevşek tutuyorsunuz yarın el birlik ile hücum edelim. Artık işe son verelim. Çünkü askerimiz açlıktan şikâyet ediyor. Hayvanlarımız da telef oluyor, dedirtti. Kurayza oğulları: Yarın Cumartesi. Biz harb edeme yiz. Öbür güne kalırsak belki. Fakat bir şartımız vardır. Eşrâfınızdan rehine olarak yedi kişi istiyoruz. Çünkü size itimadımız yok, cevâbını verdiler. Kureyşîler: - Aa.. Nuaym ne kadar doğru söylemiş. Kurayza oğulları da Nuaym’ın dedikleri bak nasıl çıktı, dediler. Kurayza oğulları muhârebe yerinden çekildiler, kal’alarına girip kapandılar. Seyire bakmaya başladılar. Artık harp tamamiyle tavsamıştı. Kureyşîler ile Kurayza oğullarının arası tamamiyle açıldı.

