Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
90 / Tebük Seferi tehyîc ve teşvik ediyordu. En önde savaşıyordu. Hiç bir za’f alâmeti göstermedi, cümlemize fâik idi. İşte, akıl sahibine gerektir ki savaşa bütün kalbiyle iştirak etmeli ve korkaklığın eceli tehir etmediğini ve ileri atılmanın da mevti tacil etmediğini bilmelidir. Allah yolunda gazâ eden (ederken) arkadaşları bozulan (fakat o anda) üzerinde olan şeyi (uhdesine düşen vazifeyi bilen (takdir eden) bundan dolayı (tekrar düşmana) dönen (kahramanca dövüşen) ve nihâyet kanı dökülen (şehid olan) adamı Rabbimiz beğendi (ondan razı oldu). işte Azîz ve Çelil olan Allah (o zaman) meleklerine der ki: Bakın kuluma! Nezdimde olan şeyi (şehidlik de recesini ve rızamı) severek benim indimde olan şeyden (benim ikabımdan) korkarak tekrar döndü (arslanca dövüştü ve) nihâyet kanı akıtıldı (şehid oldu).56 Buyuruyor ki: Muharebede arkadaşları bozulmuş olan gâzî eğer sebât etmekle düşmanı hakkında mühim bir zarar ve müslümanlar lehinde büyük bir fâide hâsıl 56. Ebü Dâvud

