Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
86 / Tebük Seferi Allah Teâlâ’dan ziyâde ahdini kim ifâ edebilir? Böyle kârlı mubâyaa üzerine terettüp eden netice izhâr-ı şâdumânîdir. İşte şu ticaret büyük kurtuluştur.»55 Diğer mânâ: «Şüphesiz ki Allah, Hak yolunda (muhârebe ederek düşmanları) öldürmekte ve öldürülmekte olan mü’minlerin canlarını ve mallarını (Kendilerine cennet vermek mu kabilinde) satın almıştır. Onun Tevrat’da, İncil’de ve Kur’ân’da (zikrolunan bu) va’di kendi üzerinde Hak (ve kafi) bir va’ddir. Allah’tan ziyâde ahdine vefâ eden kim dir? O halde (Ey mü’minler) yapmış olduğunuz bu alış verişten dolayı sevininiz. Bu en büyük saadettir.» Bu âyetin sebeb-i nüzulü: Ensâr-ı kirâmdan yetmiş kişi Leyle-i Akâbe'de Rasû lullah -sallallahu aleyhi ve se!lem-’e bey’at ettiklerinde Abdullah bin Revâha -radıyallahu anh-: - «Ya Rasûlallah Rabbın ve nefsin için dilediğin şartı kıl» dedi. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- de: - «Rabbim için ibâdet edip şirk etmemenizi ve nefsim için de kendi nefsinizden ve malınızdan men ettiğiniz şeyi benden de men etmenizi şart kılarım» buyurunca: Ensâr-ı kirâm da: - «Biz bunu işler isek bizim için ne var?» demeleri üzerine Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendi miz de: 55. Tevbe sûresi, 111

