Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Ukl ve Ureyne / 83 lerek İslâm üzere bey’at ve kelime-i tevhidi telâffuz ile müslüman oldukların! izhâr ettiler. Medine’ye geldikleri vakit hasta ve benizleri sararmış karınları şişmiş bir halde idiler. Ve: «Ya Rasûlallah! Biz fakiriz. Bizi barındır, yedir içir» diye istirhâmda bulundular. Hz. Rasûl-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- bun ları ashâb-ı soffa meyânına aldılar. Biraz ikâmetden sonra Medine’nin havası mizaçlarına tevafuk etmediği için «Ya Rasûlallah! Biz çölde yaşamaya alışmış koyun, deve sahipleri idik. Çayırı, çimeni, bağı, bahçesi bol yer lere alışık değiliz. Medine’de ikamet hoşumuza gitmiyor. Develerinizin bulunduğu yere çıkmamıza izin verseniz» dediler. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve seliem- bunların ih tiyacı için çobanıyie berâber bir sürü devenin beytüT mâlden tahsisini emretti. Bu adamlara da «Develerin bulunduğu yere gidip sütlerini ve bevillerini içerek tedâvî olunuz» buyurdular. Bunlar oraya gidip sıhhat buldular. Vücudları sağlamlaşınca irtidâd ederek Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'in çobanı «Yesar» -radıyallahu anh-ı kati ile de veleri önlerine katıp götürdüler. / Bu Yesar -radıyallahu anh- Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-’in azâdlısı idi. Hâin herifler onu katlettik leri gibi müsle yaptılar. Yani ayağını kestiler ve gözlerine diken batırdılar. Haber gelince Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sel lem- onları takib etmeğe yirmi atlı ile Kürz bin Câbir el-

