Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
48 / Tebük Seferi -------------------------------------------------------------------- «Envâ-ı azâb ancak o kimseler üzerinedir ki on lar ağniyâdan olup her şeye muktedir oldukları halde harbe gitmemek ve hânelerinde oturmak üzere sen den izin isterler. Onlar muhaliflerle beraber olmaya razı oldular. Ve Allah Teâlâ onların kötü niyetleri ve çirkin amelleri sebebiyle kalblerini kapattı. Binae naleyh onlar emr-i cihâdda olacak sevabı bilmezler, akıbetlerinin ne olacağını da bilmezler.»33 «Şu zikrolunan kimselerden başka bir kavim daha vardır ki onlar günahlarını itiraf ettiler. Başkaları gibi birtakım a’zâr-ı kâzibe ile l'tizâr etmediler. Hatâlarını itiraf iletevbe ettiler. Onlar iyi amellerini kötü amelle rine karıştırdılar. Onlar tevbe edince Allah Teâlâ’nın onların tevbelerini kabul buyurması me’muldür. Zira Allah Teâlâ tevbe edenlerin günahlarını afv edici ve dergâhına iltica edenlere Ihsan edicidir.»34 Vâcib Teâlâ Hazretleri bazı münâfıkların İslâm’ı ka bul ile kusurlarını itirâf etmelerinden dolayı medh u senâ buyurmuştur. Çünkü itîrâf-ı kusûr büyük bir meziyyettir. Fahr-i Râzi ve Hâzin’in beyânları veçhile: Bu ce mâat Tebük gazâsına gitmediklerinden nedâmet etti- 33. Tevbe Sûresi / 93 34. Tevbe Sûresi/102

