Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Ana-Baba Hakkı ve Ölüm Tefekkürü 99 sıkı sıkıya yapışır, harfiyyen emirlerimi yerine getirir ve âhirette akıbetini düşünerek ölümü çokça anar. Şimdi birazcık tefekkür edelim. Bir ömür ne kadar? Altmış, yetmiş, seksen, hadi doksan sene olsun! Aslında elliden sonra ölümü beklemek lâzım. Çok uzun değil kardeşlerim. Dünyaya bu kadar rağbet etmeye değmez. Fânî âlem karşılığında bâkî âlemi değişmek akılsızlık tır. Ölümü tefekkür etmek, dünya sevgisini gönüllerden söker atar, âhirete rağbete vesile olur. Hz. Ömer (r.a) her gün birine para verirmiş. O kişi her gün Hz. Ömer'in yanma gelir, "Yâ Ömer! Ölüm var! Yâ Ömer! Ölüm var!" Ağlatana kadar ona "Yâ Ömer! Ölüm var!" dermiş. Epeyce söyleyip de Hz. Ömer ağla maya başladı mı ücretini verir, "Git oğlum!" der, gön derirmiş. Bir gün o adam yine gelmiş. "Yâ Ömer! Ölüm var! Yâ Ömer! Ölüm var!" demiş. Hz. Ömer, yine ağla mış, ücretini vermiş, göndermeden önce ona "Bundan sonra bir daha gelme oğlum. Sakalıma bir beyaz tel düş tü. Bu bana ölümü hatırlatmaya yeter. Artık sana gerek kalmadı..." demiş. Ondan sonra her gün sakalındaki beyaz tele bakar, "Sakalın ağarıyor yine aklın başma gelmiyor" der, gözlerinden yaşlar boşalırmış. "Dünyanın benim yaramda hiç kıymeti yok." dedi Allah'ımız. "O yüzden sevmediğime de veririm, sev diğime de veririm. Belki, mü'minlerden iyi kullarıma daha az veririm ki ıslah olsunlar, bu dünyaya bel bağ lamasınlar." Esteîzübillâh, Bismillâh: iri J dls ^^ii ¿^ ^>1 ¿^j y ^İ İüil ^ ;^ldj ¿d Yâni, "Her kim benim zikrim-

