Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
94 Sohbetler ‘^^^ "Kulum, üzerine farz kıldığım şeylerden daha iyi bir yolla Bana kurbiyet sağlayamaz. Kulum nafile ibâdetlerle de Bana kurbiyet sağlamaya devam eder. Nihayetinde Ben onu severim. Ben onu sevdiğim zaman, onun işiten kulağı, gören gözü, tutan eli, yürüyen ayağı olurum. Benden bir şey isterse ona veririm. Bir şeyden de Bana sığınırsa onu korurum." Bir vakit otobüsle Hicaz'a gidiyorduk. Cilvegözü denilen mahalle vardık. Sınırın öte tarafına geçmemiz için önümüzde iki otobüs kaldı. Daha soma sıra bi zim otobüslere gelecek. Öte tarafa geçmeyi beklerken, Suriye hududundan red cevabı geldi. Kaldık sınırda. Akşama az bir vakit kalmıştı. Cemaata bayıra çıkalım da akşam namazını kılalım dedim. Bayıra çıktık. Ak şam namazını kıldık. Sohbete başladık. Bir müslüman ile bir münafığın yolculuklarını anlatmaya başladım. Bir Müslüman ile bir münafık birlikte bir yolculuğa çıkmışlar. Yolda giderken yağmur yağmış. Bir mağara ya sığınmışlar. Mağaraya girince müslüman sûretinde görünen münafık; müslümanı esir alıyor. Elini-ayağını bağlıyor. Müslüman olan "Kardeşim beni niye bağla dın?" diyor, münâfık "Ne kardeşi?" diye çıkışıyor. "Ai lem dul, çocuklarım yetim, malım ganimet olmasın diye Resûlullah'm yanında yalancıktan şehâdet getirdim ben. îmân etti zannettiler. Ben münafığım, seni kesmek için bağladım". Böyle söyledikten sonra münafık kılıcı na sarılır... Eli-kolu bağlı olan müslüman "Arkadaş can tatlı gel kesme beni." deyince münafık, "Sen yalvardık-

