Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Salâvât-ı Şerife 87 "Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âlihî ve sahbihî ve sellim." Tavaf esnasında bir genç, her bir şavtta sürekli böyle salavât getiriyormuş. Bu durum Allah dostlarının büyüklerinden Süfyân-ı Sevrî hazretlerinin dikkatini çekmiş ve dayanamamış "Her bir şavtta okunması müstehap farklı duâlar vardır. On lardan da okursan güzel olur yavrucuğum." diyerek o genci nezâketle uyarmış. Genç ise ısrarla "Efendim, ben sadece salavât-ı şerife okurum" demiş. Bunun üzerine Süfyân-ı Sevrî hazretleri, bunun hikmetinin ne olduğu nu, o gence sormuş. Genç ise başmdan geçen şu hadiseyi anlatmış: Babamla berâber hac farizasını yapmak üzere geliyorduk; Konakladığımız yerde, çadırın içinde ba bam vefat etti. Ancak suratı hayvan sürerine dönüverdi. Merkep sıfatında oldu. Ağladım, ağladım. Sesimi kim seye duyuramadım. Çadırm içinde gece baştan aşağı ya yemyeşil bir nura sarılmış birisi geldi, yüzü güneş gibi parlıyor, babamı baştan aşağıya mübârek elleriyle sıvadı, böylece babamm hayvan sûretindeki suratı, nura tebdil oluverdi. Tuttum eteğinden "Kurbanm olayım. Şu dar zamanımda nasıl da yetiştin, sen kimsin de beni kurtardm bugün. Babamı yarın halkın içine defni için çıkarsam merkep suretinde utanacaktım" dedim. O mübârek zât "Ben Muhammed Mustafa'yım" bu yurdular. -Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammed. - Ümmetimden biri sıkıştı mı darda kaldı mı böyle ce yetişirim ben. - Babamın hangi güzel amelinden dolayı yetiştin ya Resûlallah.

