Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Eza ve Cefâya Tahammül 63 Arapça "nevh"den (ağlamak/dövünmek) geldiği söyle nir. Tövbe etmeden boğulup giden kavmi için çok ağla- dığmdan bu ülüT-azm peygambere Nûh denilmiştir. İmtihanla has kulları seçildi Ağaç gibi ortasından biçildi Mübarek kanları yere saçildı Zekeriyyâ dosta olanı düşün Bütün bu eziyetler niye oldu? Niye yapıldı? Kendi ni bilmezler bir araya gelip sürekli hak yolun üstünü örtmeye çalıştıklarından. Bunun için «pl^Jl ¡Jl»u iiyij fiyJlj» "Beyinsiz kendini bilmeyen, sefih, avâm-ı nâsm sohbetlerini terk etmek" hak yola dönmenin ilk adımı dır denmiştir. "Varma münkirin yanına, Kokusu siner tenine" denmiştir. Ebû Muhammed Murtaiş'e soruyorlar: "Kulu hangi şey Allah'a dost eder?" diye. Diyor ki: "Allah'ın düşman tuttuğu şeyleri ve kimseleri kendisine düşman belle mek. Onlar ise, dünyadır, nefstir, şeytândır" O zaman şöyle bir durup düşüneceğiz; biz kimle ri dost tutmuşuz. Kimlerin sözünün ardma gidiyoruz. <(ol_^l ¿J- ^¿J ¿¿^ buyurulmuş âyet-i celîlede (Âl-i İmrân, 3/14). Yâni dünya ve berâberindekiler insana süslü gösterilmiştir. Dünya şehvetleri kendine çeker in şam. Fakat inşam, diğer mahlûkattan ayıran şey onun irâdesidir. Hem dünya şehvetlerinin çekiciliğine kapıl mamak için direneceğiz, hem ezâlara belâlara taham mül edeceğiz. Elbette eziyetler olacak. Yoksa muhabbe- tullah dâvasında herkes iddiacı olurdu.

