Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Râbıta-ı Şerîfe ve İhlâs 51 mektir. Büyüklerimiz "Bitkilerle, hayvanlarla konuşur hâle gelseniz dahi derslerinize devâm edin" buyurmuş lardır. Ladikli Hacı Ahmed Ağa, "Mahmut Sâmi Efendi Hazretlerinin evlatları arasında hayvan sûretinde kimse yoktur" buyururlarmış. Bu nimet, her yol ehline nasip olmaz. Hayvan sûretinde olmamak ise ihlâsa bağlıdır. Akşam ile yatsı arasında 100 defa "Sübhânallâhi ve bi- hamdihi" deyin buyurmuştu Sultarumız. İbâdetlerimize ihlâs tuzu biberi ektiğimizde, o ibâdetleri tartacak mi zan yoktur. Fakat ibâdetlerimizde ihlâs yoksa sadece yorulduğumuzla kalırız. "İhlâs ile amel nasıl olur Efendim?" diye sorarsanız cevâbı çok kolay: "Başkalarının derdiyle dertlenmekle hâsıl olur." Misâl: Mahallemizde, köyümüzde evlenme miş kız çocukların sıkıntıları uykularımızı kaçırmalıdır. Her kimin derdi varsa onun derdiyle dertlenmek pek mühim. Gönüller yapmak pek mühim. İnsanlara hilm ile muâmele pek mühim. Çünkü ihlâs elbisesi, gönül kırmayanlara, insanlarla muamelelerinde af yolunu seçenlere giydirilir. İhlâs Hz. Ebûbekir'in yolundan gi denlere verilir. Ebû Cehil'in yolundan gidenlerin amel lerinde ihlâs, samimiyet bulunmaz. Cân ü gönülden Allah'ımızı zikretmezsek kafamızda, kalbimizde şeytân dolaşır. Ne kendimize ne çoluk-çocuğumuza bir fayda mız olur. Zikrullah şifâu'l-kulûbdur. Cenab-ı Hakk'ı zikir, kal- bihasetten, kibirden, cimrilikten, hırstan, tamahkârlıktan korumak için şifadır. Hadîs-i şerifte ««ÂJdl ¿j ? >^λ

