Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
22 Sohbetler Velhasıl, ayakta iken, oturuyor iken, .yatıyor iken hep Allah'ımızın zikriyle meşgul olacağız. Her dâim zikir üzere olacağız. Meselâ uyumak üzere yatağınıza çekildiniz. Başınızı elinizin içine koyun, ayağmızı azı cık bükün, gözlerinizi kapaym sessizce "Allah! Allah! Allah!" deyin. Sabaha ya uyanırız ya da uyanamayız. Böyle uykuya çekilmiş isek, kalkamasak bile, îmânla göçeriz -bi-iznillâhi teâlâ-. Agâh olun! Sîzleri büyük bir müjdeyle müjdeliyorum. İçinizden kabul eden, tat bik edenler kazanır. Ben sîzlere yalnızca Allah'ımızın Kur'ân'ını okuyorum. Peygamber'imizin hadîslerini okuyorum, evliyâullahın sözlerini okuyorum. Kur'ân'a, hadîslere, evliya sözlerine itiraz olmaz. Ancak bunla ra itiraz eden, bunları kabul etmeyen, tasdik etmeyen kalptir. Kalbi, şerîatm emirlerine riâyetle söz dinler hâle getirmemiz lâzım gelir. Âlimlerimiz demişlerdir ki: İlk peygamber Âdem babamızdan son peygamber, hâtemü'n-nebiyyîn Hz. Peygamber'e gelinceye kadar din birdir. O da İslâm'dır. Rabb'imiz ^%^l 4 Sİp ¿¿jJI j^ buyurmuşlardı. Yâni "Allah katında yegâne din İslâm'dır." (Âl-i İmrân, 3/19) Din, bir cevher-i Rabbânî'dir. Dinin amel, îtikât ve ahlâk yönlerini bizlere şerîat anlatır. Şerîat dört şeye benzer: 1. Şerîat, Hz. Nûh'un gemisi gibidir: Hz. Nûh'un gemisine binenler tufandan, belâdan kurtuldular, selâmete kavuştular. İşte Allah'ın şerîat gemisine, Kur'ân gemisine binenler yevm-i kıyâmette nâr-ı cehennemden, dûzahtan kurtulup cennet-i a'lâya kavuşurlar.

