Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Seyri) Sülük \ 13 Mü’minin; nefs, şeytan ve dünya ile olan imtihanında nefsi nin yeterli olgunluğa ermemiş olması; onun helal ile haram, doğ ru ile yanlış arasında yapacağı tercihlerde kendi aleyhine olanı öncelemesi gibi olumsuz bir davranışa yol açabilir. ‘Biz Al lah’tan geldik ve tekrar O’na döneceğiz’ gerçeğine binaen bu dönüş seyrini tam bir bilinç ve hakiki bir hâle dönüştürmek için Seyr ü Sülük denilen bu -kimi yerlerinde dar, kimi yerlerinde uçurumlu, kimi yerlerinde karanlıklarla dolu ama nihayetinde korkulardan salim, ölmeden evvel, dalıa dünyada iken müjdeleri tattıran- yolun tamamlanması gerekmektedir. Karınca misali, bu yola çıkmaya niyet etmek, azmetmek, vuslat gerçekleşmese dâhi bu gayret sürerken Hakk’a yürümüş olmak îcap etmektedir. Yayınlamış olduğumuz bu kitap daha ziyade rûhun eğitimini gözeten bir bakış açısıyla yazılmıştır. Yazarımızın çeşitli vesilelerle vurgulamış olduğu üzere ta savvuf ehli, nefsin eğitiminden ziyade rûhun eğitimine önem vermiştir. Ruh, kemâl bulduğu zaman nefs de yeterli seviyeye gelecek demektir. Rûhun kemâlini öne almak, nefsi geri planda görüp onu ih mal etmek manasında anlaşılmamalıdır. Asr-ı Saadeti, Müslümanların altın çağı kılan temel vasıf, elbette, onların mânevî zenginlikleridir. Bütün bir Ashab İçinde, birbirine aktarılan ve bir diğerini kendine dönüştüren bu yapı, Hakk ile ve Hakk’ın Habîbi (sav) ile sürekli yüzyüze olma hâlin den ileri gelmektedir.

