Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Seyr ü Sülük \ 53 Abdest azalarmı yıkarken, birinci yıkayışta emmareden (nefsin bütün arzularından), ikinci yıkayışta /emmeden kurtula rak (nurla zulmetin karmakarışık olduğu hâlden), son defasında da mülhimeden arınıp (nurun zulmete galip olduğu makamdan) mutmainneye (iradeyi tamamen Allah’a teslim etme makamına) erişerek, zahiri ve batım temizliği yapmayı, hiçbir hocadan, ki taptan görmedik ama Üstazımızm mübarek dillerinden işittik. Namazda tekbir alırken, bir elimizle dünya, diğeriyle de uhra muhabbetini atıp, sırf Allah’ın aşkıyla namaz kılmayı da O’ndan duyduğumuz gibi, Hakk’tan aldıkları ilimle, çevrelerini aydınlattıklarını müşahede ettik. Bir mektebe oldu ki müdâvim Allah idi zatına muallim Müsabakaya girip boyayla, cilayla, çeşit çeşit renklerle du varını süsleyen Ç'in//ustanın esrarengiz sanatına karşı; kum, kireç ve çimento karışımı harcıyla, duvarını sıvaya sıvaya âyine gibi yapıp, karşı duvardaki süsleri, kendisinde pırıl pırıl parlatan Rum usta gibi, zikir ve fikirle, Hakk’a duyduğu derin saygı, haşyet ve tazimle kalbini nurlandıran hâlis kul da; kitaplardan, hocalardan 55 llm-j Ledün, Hakk’ın katından gelen bilgi. Mutasavvıflar, bütün ilimlerin Allah katın dan geldiğine inanırlar. Ancak şer’î ve zahiri ilimler, melekler ve Rasûlullah (sav) aracılı ğı ile gelir. İlham ise aracısız olarak doğrudan Hakk’tan gelir. Onun için ilhama, ilm-i ledün denilmiştir. Bu ilim kişiye özgü mahrem bir bilgidir.

