Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
30 | Seyr ü Sülük lah’tan, Allah’ın da kendilerinden hoşnut olduğu mertebeyi) ve Cennet-i A’la’ya girişi beyan eden Fecr Sûresinin son ayetlerini okur. Kabre girince de melekler, "Biz bu zâta ne sual sorabiliriz ki, bu ay Receb-i Şerif, Üstazı başında, kendisi de ilmiyle âmil biri." deyip onu, Rasûlullah (sav)’m sohbet halkasına, Cennet ve Cemâie ısmarlayıp giderler. Üstadımız Hacı Haşan Efendi (ks), (1914-1987)’nin anneleri gibi müstakim olur onlar. “Hamilelik devresinde ete ihtiyacım, şiddetle muhabbetim olduğu anda deseler ki bana, bu et haramdır, helal et de olsa benim gözüme köpek eti gibi gelir, tiksinirim o gıdadan.” der Aişe annemiz (ranha). Kader oluğundan akan, yılan veya akreb ne olursa olsun Hakk’tan Dost’tan, geldi der; lütfün da hoş, kahrın da hoş der Nefs-iRüziyyeashabı. Şikayet edip, taşkınlık gösterip feryat etmez hiçbir zaman. Şikayet etmemek ona zevk olur bu makamda. Allah’tan gelene rıza gösteren salilı kullardan Mevla razı olur bu hâli ile Nefs-i Meıztyye sıfatına erişir sadık kul. Ne&i RSziye ve Maziye makamlarına gelen kişi bundan sonra rûhi olgunluğunu tamamlayarak Nefs-i Kâmile'ye makamına erer.

