Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Nefsi Bilme Hakkında Nefsini öldürmüş olan bir kimse artık zâtında ve sıfatlarında bir değişiklik görmez, çünkü herhangi bir varlığa sâhip bulunmayan bir şey sıfatlarının değişmesine de muhtaç değildir. Zîrâ zâtının varlı ğının Cenâb-ı Hakk’ın olduğunu bilmedikçe ken dini bilmemiş olur. Ayrıca kendi nefsini bilme ko nusunda da kendinin câhili olur. Sen kendi nefsini bildiğin zaman ikilik (isneyniyyet) ortadan kalkar. Zîrâ O’ndan başka mevcûd yoktur (Lâ mevcûde illâ hû). Kendi nefsini bildiğin zaman ayrıca şunu da bilir sin: Sen Cenâb-ı Hakk’ın gayrı değilsin. Çünkü, Allah’ın ilminde mevcûdsun. Allah’ın ilmi ise O’nun gayrı değildir. Şâyet sen müstakil bir vücûda sâhip olsaydın ne fenâya ne de kendini bilmeye ih tiyaç duyardın. Bu durumda sen, O’nun dışında başka bir Allah olmuş olurdun. Bu ise imkânsız bir şeydir. Zîrâ, Cenâb-ı Hak şerikten münezzehtir. Nefsi bilmenin (mârifet) faydası, senin kesin bir bilgi (tahkik) ile varlığının mevcûd ya da mâdûm olmadığını bilmendir. Zîrâ, sen müstakil bir varlığa sâhip olmadığından dolayı mevcûd değilsin, Hakk’ın ezelî ilminde var bulunduğundan dolayı da mâdûm değilsin. Kelime-i tevhidin (Lâ ilâhe 65

