Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
lerden arınma düşüncesi doğrultusunda hizmet edip bu yolda istikâmet üzere bulunan nefs. 7. Nefs-i Kâmile (Sâhibi Kemâl Bulan Nefs): Bütün bu aşamalardan sonra Cenâb-ı Hakk’ın kullarını irşâd etme ve iyiliği emir, kötülükten de sakındırma husûsunda kendisini vazifelendirdiği nefs. Bu nefse sâhip olan kimse artık Peygamber lere vâris olmuştur. Şunu da ifâde etmeliyiz ki nefsin bu mertebelere yükselmesi, insanın sâhip olduğu kalb, rûh, sır, hafi, ahfâ, nefs-i nâtıka ve cesedden ibâret olan yedi letâif0 üzerinde -tertibe riâyetle-, zikretmesi ve te fekkür etmesiyle mümkün olabilir. Nitekim câhil bir kimsenin âlim olabilmesi de, sarf, nahiv, man tık, kelâm, fıkıh, hadîs, tefsir gibi yedi ilmi tahsil etmesi ile gerçekleşmektedir. Durum böyle iken, ilim yolunun tâlibi ile mânevi yolun sâlikinin çaba ve gayretinin yanı sıra, burada muallim ile mürşidin ehliyyet ve kâbiliyyetinin de önem arz et tiği gözlerden ırak tutulmamalıdır. 50 Latife (ince, hoş, nâzik) kelimesinin çoğulu olan letâif tasavvuf terimi olarak, insandaki İlâhî hakikatleri idrâk ve müşâhede eden mânevi melekelerin adıdır. îmâm-ı Rabbâniye göre beşi emr âlemine (kalp, rûh, sır, hafi, ahfâ) ve beşi de halk âlemine (nefs ve dört unsur -toprak, ateş, su ve hava-) mahsûs olmak üzere toplam on letâif (letâif-i aşere) vardır. Letâiflerin altılı ya da Es’ad Erbîlî’nin burada sözünü ettiği şekilde yedili tasnifleri de yapılmıştır. Bu hususta daha geniş bilgi için bkz. Necdet Tosun, Îmâm-ı Rabbânî Ahmed Sirhindî -Hayatı, Eserleri, Tasavvufî Görüşleri-, İstanbul: İnsan Yayınları, 2005, s. 55-63. 63

