Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
____________ ;________________________ Hazret-i Süleyman / 97 ¿fJlUl jj» t)& j>i jaj^JI ¿ji Si '^lû ¿JS ^Wl Jl₺4jj “Süleyman -aleyhisselâm- kuşu yitirdi ve dedi ki: Bana ne arız oldu ki Hüdhüd kuşunu göremiyo rum? Yoksa kaybolanlardan mı oldu? Allah’a ye min ederim ki, eğer bulursam ona şiddetli azab ederim veyahut elbette boğazlarım. Eğer şayân-ı kabul bir delil getirirse afvederim.” dedi. Süleyman -aleyhisselâm-’ın Hüdhüd’ü, kuşlar ça vuşudur. Kuşların sultanıdır. Pek hikmetli bir kuştur. Süleyman -aleyhisselâm- onu su aramak vazifesinde istihdam ediyormuş. Hüdhüd kuşu cam gibi toprağın içini görerek suyun derinlik ve yakınlığını bildiğinden yer yüzünün suya en yakın olan tarafını haber verir, cinnîler de derhal orada kuyu kazıp su getirirlerdi. Süleyman -aleyhisselâm- seyâhati esnasında bir mahalle namaz kılmak için indi. Su bulamayınca Hüd hüd’ü aradı, onu da bulamadı. Meğer ki Hüdhüd de ha vaya doğru bir cevelân yaptığında bir bahçede kendi gibi bir Hüdhüd’ü görüp, onunla sohbete dalar, civarda Belkis’ın sarayı olduğunu söyler-ve onu göstermek üzere Hüdhüd’le birlikte gider, sonra avdetinde mâze- retinibeyânla afvını istirham eyler. Süleyman -aleyhis selâm- da kusûrunu afveder. Süleyman -aleyhişselâm- bilâhare Belkıs’ı îmâna dâvet etmek üzere Hüdûd’le mektub gönderir. Bu hususta âye.t-i celîlede'tafsilât vardır. Cenâb-ı. Hakk :azze ve celle- Süleyman -aleyhis-

