Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
54 / Musahabe â sına hiç aldırmaz. Nihâyet o sâlih zât; memleketinden çıkar ve penceresîz, kamıştan bir kulübe yaptırır. Ken dini Allah teâlâya ibâdete verir. Zâlim melikin arkadaşları, sarayında, huzurunda bulundukları bir anda melekü'l-mevt Azrâil güzel görü nüşlü genç bir adam suretinde gelir ve bu sarayın etra fında dolaşmaya başlar ve başını kaldırıp saraya ba kınca melikin nedimlerinden bazısı: - Ey melik! Biz sarayın etrafında ona bakıp dola şan bir adam görüyoruz, derler. Bunun üzerine kral, başını uzatıp bakar ve: - Bu adam ya delidir, ya garip kimsesizdir; ya da yolunu şaşırmıştır? Fakat onu çağırayım ve öldüreyim, der. Adam çağrılıp getirildiğinde onu öldürmek üzere kılıcını kaldırınca melekü’l-mevt onun canını alır ve melik cansız yere düşer. & Said İbn Abdi’l-Azîz’in Râbia bin Zeyd’den, o da Ebî İdrisi’l-Havlânî’den, o da Ebî Zerre Cündeb bin Cü- nâde -radıyallahu anh-’den rivâyet ettiğine göre Pey gamber Efendimiz -sallallahu teâlâ aleyhi ve sellem- Allah teâlâdan rivâyet ederek şöyle demiştir: “Ey Kullarım! Zulmetmeyi kendime haram kıldığım gibi, onu sizin aranızda da haram kıldım. Binaenaleyh birbirinize zulmetmeyiniz! Ey Kullarım! Benim doğru yola sevk ettiklerimden başka hepiniz yolu şaşırmışsınız. Binaenaleyh benden

