Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Halkın Hukukuna Riâyet / 47 çok olsa bile az, seyyiâtı az ise de çok add etmek, şöhret âfetinden korkmak ve ürkmektir. , Kişi işlerine ve işlerindeki niyete -sabah aydınlığı gi bi zâhir ve âşikâr olsa bile- ihtimam göstermeli ve iyi hal lerine de asla güvenmemelidir. "Sadece din hizmetinde yim, şeriata teşvik ediyorum, halkı Hakk'a davet ediyo rum.” diye bu amellerine îtimad edip de kendi halini iyi ve hoş görmemelidir. Bu gibi haller ve fevkalâde durum lar zaman zaman kâfir ve fâcirden de zuhur edebilir. Ni tekim Peygamberimiz -sailallahu teâlâ aleyhi ve sellem-: "Allah bu dîni fâcir bir adamla da teyid eder." bu yurmuşlardır. Bu duruma göre nefs terbiyesiyle meşgul olan mürîd, onu arslan gibi bilmeli ve ondan zuhur edebilecek her türlü istidrâca hazır olmalıdır. Çünkü bu neviden istidraçlar mürîdin ayağını kaydırabilir. Kalbe ârız olan zulmet ve kederin izâlesi tevbe, is- tiğfâr, nedâmet ve ilticâ ile mümkün olur. Dünya sevgisi sebebiyle kalbe düşen zulmet ve kederin izâlesi ise pek zordur. Nitekim Rasûlullah -sailallahu aleyhi ve sellem-: "Dünya sevgisi her günâh ve hatânın başıdır.”32 buyurmuştur. Allah teâlâ cümlemizi dünya ve dünya ehline muhabbetten ve onlarla münâsebet ve ihtilaftan kurtarsın. Zîra dünyayı ve ehlini sevmek öldürücü bir zehir„helâke götüren bir hastalık, büyük belâ ve korku lu bir derttir.33 32. Keşfü'l-hafâ /1-413 Beyhakî, Deylemî. 33. imam Rabbânî, Mektûbât /1-115.

