Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
212 / Musahabe 6_________________________________________ Kibirde, yalancılık, cehil ve hıyanet vardır. Rasûlul- lah -sallallahu teâlâ aleyhi ve sellem-Efendimiz “Fakr, vesîle-i ¡ftihanmdir”^ buyurmuştur. Tarîkat-ı âliyeye dehâlet etmekte de kendini fenâ bilmek, noksan bilmek ve izhar-ı acz vardır. Kezâ şey he hüsn-i zan, îtikad ve teslimiyet vardır. Kabûl etmemekte ise, kibir, sû-i zan, Âdem-i tesli miyet gibi kusûrlar vardır. Evliyâullah ve meşâyih-i ki- râm, ihvân-ı tarikatın birbirinin elini öpüp musâhabe ve muhabbet etmelerine gıpta eder ve severler. Çünkü bir mü’minde büyük bir şeref vardır ki, bu halinde tevazû edip mü’min kardeşinin elini öper. Bir kimse eli öpüldüğünde kendi elini keçeden farklı gördükçe o el öpülmeğe lâyık değildir. Eli öpül- mekten dolayı kişide bir iftihar ve bir varlık hâsıl olma malıdır. Cenâb-ı Allah -celle celâlüh- halkı yeryüzüne halîfe kılacağını meleklere beyân buyurunca makam-ı İtirazda değil de hikmetini anlamak için keyfiyeti Ce- nâb-ı Hakk’tan suâl ettiler. Şeytan ise “Ben nârdan ya ratıldım!" diye kibirden dolayı secde etmediği için rah met- ilâhiyeden matrûd ve mahrûm oldu. BENLİKTEN GEÇMEK Bağdat’ta Seyyid Mûsa’l-Cebbûrî isminde bir zât on beş sene müddetle uzlet ve riyâzat ederek yirmi dört saatte bir parça arpa ekmeği yiyerek vakit geçirir- 176. Keşfü'l-hafâ/11-113.

