Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
210/ Musahabe 6_________________________________________ demişler. Fakat emr-i ilâhiyeyi îfâ etmeyen hâfızlara eşrâf-ı ümmet denilemez. Ahkâm-ı Kur'âniye’yi yüklen miş olanlar, hamele-i Kur'ân’dır. Zîra: “O kimseler ki Tevrât’ı hâmil oldular, sonra da amel etmediler. Onlar merkeb gibidir."174 buyurulur. Bir merkebe bir çok kitab yükleseler, o merkebe faydası olamaz. Bir insan Cenâb-ı Hakk ile tekellüm etmek istese, Kur’ân-ı Kerîm'i kıraat etsin, duyurulmuştur. Dinleme esnasında Kur’ân Cebrâil vâsıtasıyla yeni nâzîl olmuş gibi zan olunur. Kıraat sünnet, dinlemek vâcibtir. Mü’min derûnundaki emellerinin ne olduğunu baş kasının işitmesiyle sıkılırsa mü'min değildir. Nefsi fenâ bir şey isterse diğerinin bu fenalıktan haberdâr olmasını istemez. Nefsi ibâdet ve zikirle tathîr etmek mümkündür. Hasta bir insanın dünyada hiçbir şeyin lezzetini anlayamadığı mâlumdur. Binâenaleyh, nefsin hastalığı da âhiret için hiçbir şeyden haberdar olmamaktır. Bir insan kalbindeki düşüncesine başkasının agâh olduğunu hisseder ve mahcûb olursa hali iyi değil de mektir. Bu güzel bir mihenk; ayar ve ölçüdür. 174. Mâlde Sûresi / 83.

