Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
__________________________ Tevbe/197 şamış olsaydı, ebedî küfr ile yaşamak niyetindeydi. Bi naenaleyh, niyetleri sebebiyle âhirette ebedî mükâfât veyahut ebedî azaba dûçâr olurlar. Bütün bunlar niyetle ri sebebiyle olur. Niyet zahmetsiz büyük bir sermayedir. Nitekim hadîs-i şerîfte: ' "Mü’minin niyeti amelinden hayırlıdır”^ buyurul- muştur. Meselâ bir mü’mih, ben Cenâb-ı Hakk'a karşı hiç günah işlemeyeceğim şeklindeki niyetiyle me’cûr olu yor. Niyet, benî Âdem’e mahsus bir lütuftur. Melekler için yoktur. Şu kadar var ki, niyet-i hâlisaya dâimâ muvaffak olabilmek için kalbin tasfiyesi ve ihlâs ile ıslâhına dik kat ve gayret edilmesi lâzımdır. Her hükümetin kânûnu olduğu gibi, Cenâb-ı Al lah’ın emri, kanûn-i İlâhîsi de şeriattır. Ahkâmına riâyet edenler, saâdete ,nâil olur. Riâyet etmeyenler itâba müstahak olur. Üç kişi bir sofrada yemek yiyorlar. Üçten birine se- vab yazılıyor, diğerine günah yazılıyor, diğer birine de ne sevâb ne de günah yazılıyor. , Eğer ibâdet yapayım diye kuvvet kastiyle yerse sevâb yazılır. Eğer fısk için veya eşkıyalık yapayım di ye yerse günah yazılır ve eğer ne İbâdet ve ne de fısk kastetmezse ne sevâb ne de günah. Meselâ bir insan 155. Keşfü'l-hafâ / II/430.

