Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Zikrin Lüzumu / 171 intisâb etmiş, Bilâhare Yâkûb-i Çerhî hazretleri, Seyyid Şerîf’i kendi şeyhi olan Alâuddin Attâr hazretlerine götürmüş, görüşmüşler. Farsça bir beyitte Seyyid Şerif hazretleri: Yâkûb-i Çerhî'ye intisâb etmeden râfizi imişim. Alâuddîn hazretlerine mülâki olduktan sonra Allah’ımı bildim, demiştir. Şu halde böyle bir âlim zâtın kusurunu İtiraf etme si tarikatın büyüklüğüne delâlet eder. Yâkûb-i Çerhî hazretleri, Seyyid Şerife teveccüh te, göğsünde bir hışırtı hissetmiş. Hafif bir de cezbe gelerek sarığı düşmüştü. Seyyid Şerif, daha sonra bu nun sebebini sormuş, o da: “Derûnundan ilminin pasla rını kazıdığını..." söylemiştir. Nitekim âyette duyurul muştur. l*V^ ^ 8 u-1^^ ljJİI> jjAJlj “Bizim uğrumuzda mücâhede edenlere gelince, biz onlara elbette yollarımızı gösteririz."138 Burada iki mânâ vardır: Biri, şerr-i şeytân ve nefs ile mücâhede edecekse niz bizden hidâyet bulursunuz. Diğeri, mücâhede eden, çalışan herhalde emeline nâil olur, mahrûm kalmaz. Cennet üçtür: 136. Ankebût Sûresi / 69.

