Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Mürşidin Lüzumu / 161 niz derler. Halbuki müslümahdırlar. Yani teslîm olmuş lardır. Mü'min olmak için her halde îmânın kalbe duhû lü lâzımdır. ' • ■ • : : Mü’min-i kâmil olanlar Cenâb-ı Hakk’ın doksan .do kuz sıfatına îmân ederler, hiç şüpheleri olamaz. Fakat bazrinsanlar Cenâb-ı Hakk, .gaffârdır, diye ümitlenerek dâr-ı âhiret için çalışmazlar. Fakat, rezzâk sıfatına îmân ları olmadığı için dünyada çalışmayınca aç kalırız, diye korkarlar, işte bu müslümân ve mü'minin işi değildir. . Kezâ dünyada zengin olan kimseler maişet cihe tinden korku çekmezler. Çünkü Jdâresine kâfi nakde mâliktir. Fakat fakir olanlar, aç.kalma tehlikesinden âzâde kalamazlar, dâimâ korkarlar. İşte dâr-ı âhiret için zengin olan evliyâullah ile dâr-ı âhiret için fakir olanlar da buna büyük bir misâldir. Şu halde bir kimse saâdet-i uhreviyyeyi te’min ederse zevk içindedir. Saâdet-i uhreviyyeden mahrûm ise fakirdir, daimâ korku içindedir. Aleyhi’s-salâtü ve’s-selâm Efendimiz hazretleri bu yurmuşlar ki: “Dünyada cenazenin yürüdüğünü görmek isterse niz, Ebû Bekr es-sıddîk hazretlerine bakınız. Mâsivâ- dan tamâmen geçerek meyyit gibi olmuştur “Ölmeden evvel ölünüz!" sırrı da budur. Kur’ân-ı Kerîm’de zikri gecen mü’minden maksat mü'min-i kâmildir, evliyâullah hazarâtıdır.

