Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
____________________________________ Mürşidin Lüzûmu / 151 “Cenâb-ı Hakk, ehl-i şeriat ve ehl-i takvanın ibâ detini ve duâsını kabûl eder.”114 buyuru ¡muştur. Nefs-i emrriâreye hizmet eden kimse Huzûr-i Bâ- rî’de bulunurken Cenâb-ı Hakk’tan mûkâfât taleb ede mez. Çünkü Cenâb-ı Hakk’ı unutarak nefs-i emmâreye hizmet etmiştir. Bir insan altını sevdiği kadar Cenâb-ı Hakk’ı sevse kâfidir. Kezâlik altına hizmet ettiğinin yarısı kadar Ce- nâb-ı Hakk'a hizmet etse yine kâfidir. Hasta bir insan güzel yemeklerin lezzetini anlaya maz herhalde ağzının tadının gelmemesi, sıhhâtinin iâ- desine bağlıdır. Şu halde nefs-i emmâreye mağlûb olan kimse hastadır. İbâdetten bir lezzet alamaz. Hasta, olan kalbin temizlenmesi lâzımdır. Bir çocuk ana rahmine düştüğü zaman ne kadar nefes alacak ise yazılır. Mukadder olan nefes son bu lunca vefât eder. Hasta bir adam nefesi çabuk çabuk alır, nefesleri çabuk biter ve vefât eder. Sıhhat-ı bedeni yerinde olan bir kimse nefesi daha muntazam ve daha ağır alır, nefes daha çok devam eder ve vefâtı daha geç olur. rfe Rasûlüllah -sallallahu teâlâ aleyhi ve sellem- Efen- 114. Mâlde Sûresi / 27.

